Çocuğum Okula Başlıyor

Çocuğum Okula Başlıyor

Sevgi 2018-09-12 02:23:16

Değerli Anne- Babalar;

  Yaz tatili bitti ve okul heyecanı başladı. Bu tatlı heyecanın yanında çocuğunuz ilk kez okula gidecekse “Acaba alışabilecek mi?, “Öğretmenini sevecek mi?”, “Arkadaşlarıyla iyi anlaşabilecek mi?” gibi sorularla aklınızın meşgul olması muhtemeldir.

  Ya da yaz tatilinin bitişiyle okula devam edecekse; “Okula çok isteyerek gidiyordu, öğretmenini ve arkadaşlarını çok seviyordu, şimdi ne oldu bu çocuğa?” diye anlam verememeniz, ne yapacağınızı bilememeniz de doğaldır.

  Çocuklar ilk günlerde okula gitme konusunda kaygılanabilir, tatil sonrasında okula alışmakta zorlanabilir, okulda ailesinden ayrı kalamayabilir, sürekli annesinin yanında ya da evde kalmak isteyebilir. Bu gibi durumlarla karşılaştıklarında anne ve babalar ne yapacakları konusunda zorlanabilmektedir.

  Eğer çocuğunuz okula gitmek istemiyorsa, bunu bazı fiziksel yakınmalarla dile getirebilir. Bu şekilde evde kalmak, okula gitmemek için siz ebeveynlerini ikna etmeye çalışabilir. Örneğin; “Karnım ağrıyor.”, “Uykum var.”, “Midem bulanıyor.” gibi şikayetlerle -özellikle sabahları- okula gitme saatlerinde size gelebilirler. Bunları söylemesinin altında bir kaygı yatabileceği gibi gerçekten sadece karnı ağrıyor, midesi bulanıyor ya da uykusunu alamamış olabilir. Sakin bir şekilde çocuğunuzun söylediklerini ve ağlama, bağırma gibi davranışlarını değerlendirin. Dikkatli bir şekilde değerlendirip anlamadan “Eyvah çocuğumda okul kaygısı mı var?” şeklinde endişelenirsiniz onda var olmayan bir kaygıyı oluşturabilirsiniz.

  Yaptıklarını şımarıklık olarak algılamayın ve ona da bu şekilde yansıtmayın. Onu ciddiye alın, ne olduğunu anlamaya çalışın. “ Hiçbir şeyin yok, doğru okula!”, “Numara yapıyorsun, nazlanma” gibi cümleler kurmayın.

  Çocuğunuzun okula gitmek istememesi altında birçok sebep yatıyor olabilir. Bu durumları örneklendireceksek olursak;

 

  • Aile içerisinde ya da çevresinde okulla ilgili söylenen “Okulda yaramazlık yaparsan öğretmen sana kızar.” vb olumsuz ifadeler okula gitmek istememesine neden olabilir.
  • Fazla bağımlılık geliştirdiyse siz anne ve babasından ayrılmakta zorlanabilir.
  • Kendinden küçük kardeşinin evde kalacağını ve evdekilerle çok eğlenceli şeyler yapacağını, kendisine ait oyuncaklarla oynayıp onlara zarar vereceğini düşünüp evde kalmak isteyebilir.
  • Evdeki aile üyelerinden biri hastaysa onu yalnız bırakmamak için okula gitmek istemiyor olabilir.
  • Evde bir tartışmaya  tanık olduysa okula gittiğinde tekrarlanacağını düşünebilir.
  • Daha önceki olumsuz okul yaşantılarından etkilenmiş olabilir.

 

  Bu örnekler elbette artırılabilir fakat siz çocuğunuzun neden okula gitmek istemediğini yani onun özel sebebini anlamaya çalışın. Buna göre müdahalede bulunun. Kaygısını anlamanız ve kaygılanmasının doğal olduğunu ona anlatmanız kilit noktadır.

  Eğer okula ilk kez başlayacaksa okulun nasıl bir yer olduğunu, orada neler yapacağını bilmeye ihtiyacı vardır. Belirsiz durumlarda biz yetişkinler gibi çocuklar da endişelenebilir. Okul yaşantısını ona anlatın. Kendi öğrencilik yıllarınızdan örnekler verebilir, okuldaki ilk gününüzü onunla paylaşabilirsiniz. Yalnız dikkat! Anlatırken olumsuz ifadeler yerine olumluları seçmek çok önemlidir. Okula başladığında yeni arkadaşlar edineceğini, eğlenceli etkinlikler yapacağını, oyunlar oynayacağını, yeni şeyler öğreneceğini söyleyin.

  Okula başladığında nasıl bir rutini olacaksa mümkünse öncesinde gününü o şekilde planlayın. Çocuğunuzun uyku, oyun, hikaye okuma, parka gitme, yemek vb faaliyetlerinin saatlerini belirleyin ve uygularken kararlı davranın. Okulda da böyle bir düzenin olacağını ona anlatın ve alışmasını sağlayın.

Birlikte okul alışverişi yapmak ve bunun eğlenceli olmasını sağlamak da çocuğunuza okul hakkında olumlu ipuçları verecektir.

  Okulu ve öğretmeni lütfen tehdit unsuru olarak kullanmayın! “ Eğer yemeğini yemezsen seni öğretmenine söyleyeceğim.” ya da “Yaramazlık yaparsan seni okula göndereceğim.” gibi söylemlerden kesinlikle kaçının. Okul çocuk için faydalı ve eğlenceli bir unsur olmalıdır, ceza ya da zorunluluk gibi algılamasına engel olun.

  Çocuğunuzu okulla cezalandırmamanız gerektiği gibi okula gitmesi için ödüllendirmeyin de. “Eğer okula gidersen sana istediğin oyuncağı alacağım.” şeklinde pazarlık yapmayın.

  Çocuğunuzu okula bırakırken vedalaşmaları uzatmayın. Bu onun sizden ayrılmasını zorlaştıracaktır. Bir öpücük vererek ya da küçük bir sarılmayla “ Görüşürüz canım.” deyin.

  Okula kaçta gideceğini ve akşam onu kaçta alacağınızı söyleyin. Okuldaysanız ondan habersiz gitmeyin. Onu erken alacağınızı söylediyseniz lütfen alın. Verdiğiniz sözleri tutun.

  Eve geldiğinde “Bugün okulda neler yaptın, günün nasıl geçti.” diye sorun. Eğer varsa yaptığı etkinlikleri göstermesini isteyin. Siz de ona gününüzün nasıl geçtiğini anlatın.

En önemlisi de unutmayın ki; çocuğunuzun temel güven duygusunu kazanması büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla bu süreçte onun size ve kendisine güvenmesini sağlayın. Aşırı koruyucu bir tutum sergilediğinizde; siz yanında olmadığınızda zarar görebileceğini, tek başına bir şey yapamayacağını düşünebilir. İlgisiz davrandığınızda ise sevilmediğini hissedebilir. Bu sebeple hem çocuğunuza sorumluluklar vermeli, hem de yanında olduğunuzu hissettirmelisiniz!

 

Psikolojik Danışman

ZERRİN KÖSE